NEDİR BU MOTİVASYON

Yaşam ve başarı yolculuğunda kaptan biz miyiz?

Bilinçaltımız saf bir çocuğa benzer…Bilinçaltımızı, nasıl yaşamımıza yön verir hale getirebiliriz. İçsel motivasyonumuzun kontrolünü nasıl elimizde tutabiliriz.

Bizi yaşama bağlayan ve başarı dediğimiz duygunun, önce kelime anlamına ve kuramına göz gezdirelim ve daha sonrada elimizdeki altın anahtar şeklindeki 20 maddeye beraberce yoğunlaşalım.

Motivasyon kelimesinin sözlük anlamı güdülenme olarak açıklanır. Motivasyona kuramları bağlamında baktığımızda da, bu alanda ilk çalışan ve motivasyon teorisini ihtiyaçlar hiyerarşisi bağlamında bize anlatan Abraham H. Maslow’dur. Onun 1943’de yazdığı bir makalesinde, insan ihtiyaçlarını beş kategoriye ayıran Maslow, en alttan başlayarak piramidin en üstüne doğru ulaşır ki, bunlar; Fizyolojik ihtiyaçlar, Güvenlik ihtiyaçları, Ait olma ve sevgi, Saygı ve Kendini gerçekleştirmek şeklinde de devam etmektedir.

Motivasyonun kuramsal tarafını biz bir kenara bırakarak, yaşamın içerisindeki uygulama noktalarına ve bize önerdiği çözümlerine bakalım…

Kişilerin motivasyonu içsel ve dışsal olmak üzere ikiye ayrılır. İç dünyamızın motivasyonu sadece kendi elimizdeyken, dış motivasyon ise tamamıyla dışımızdaki etkenlere ve kişilere bağımlıdır.

İçsel olarak motive olmuş insanlar, kompetant (becerikli, usta, ehli ) olmak için içsel açlığa sahiptirler. Bu insanlar başarılı olmak için kendilerini yönetebilme özelliğine sahiptirler. Kompetanlık ve kendini yönetebilme, başarılı olmak için kişilerin takip ettikleri içsel niteliklerdir.

Dışsal motivasyon ise, diğer insanlar aracılığı ile gelen, negatif ve pozitif etkilerde bulunabilen, davranışın tekrarlanma olasılığını artırıp, azaltabilen, maddi ve manevi değerler taşıyabilen güçlendirme veya pekiştirmelerdir. Dışsal ödüller maddi olmayan kaynaklardan gelebilir. Örneğin, takdir edilme, övülme, alkışlanma v.b.

Bunun için karşımızdaki kişileri olumlu motive edebilmek adına bol bol ‘teşekkür’ ve ‘takdir’ etmeyi öneririz. Kırıcı eleştiri ise mümkünse hiç yapılmamalıdır. Eğer ille de yapılacaksa sadece “2” kişi arasında yapılmasına dikkat edilmelidir. Bir davranışa ödül vermek, o davranışın tekrar ortaya çıkma olasılığını da arttırmakta bir pekiştirici olarak rol oynamaktadır. Her tesekkür bir teşviktir.

Dışsal ödülleri kullanarak içsel ödülleri geliştirmek de yapılması gereken bir sanattır…

İçsel Motivasyon İçin Gerekli Reçetelere göz gezdirecek olursak;

1. Öncelikle bir kâğıda maddeler halinde sahip olduğumuz bütün değerleri alt alta yazalım. Çünkü sahip olduklarımızı tam kavramak, ileride kazanacaklarımıza da bir köprü vazifesi görecektir.

2. Arzu ettiğiniz geleceğin hikâyesini yazın ve hayal dünyanızda bunlarla bir yolculuğa çıkın.

3. Başarılı olduğumuz ve mutlu olduğunuz anları teker teker yazdığınızda listenin uzayıp gittiğiniz görürseniz bunun sizi şaşırtmasındaki keyfi de yaşamaktan kaçınmayın.

4. Geçmişte nerede olduğunuzu ve şimdi hangi noktada olduğunuzu da yazın. Yazın ki kendinizin bile bu gözden kaçırdığınız bu muhteşem gelişmeyi bilinç altınızda bir kere daha kabullenmiş olsun.

Bu arada bilinçaltımız saf bir çocuk gibidir demiştik ya sizlere; dolayısıyla onun kandırması da bir o kadar kolaydır. Bizim kendi dilimizle söylediğimiz her komuta, o neredeyse hiç sorgulamaksızın okey diyecek ve uygulamaya çalışacaktır.

“Karşılaştığım tüm olumsuzluklara minnettarım. Karşılaştığım her sorunu çözdüğümde, ileride karşılaşabileceğim sorunlara karşı da, daha güçlü olmayı ve sabretmeyi öğreniyorum. Ben zorluklar sayesinde gelişiyorum ve yaşamı çok daha iyi öğreniyorum” diye sürekli bilinçaltınıza komut ve telkin verin.

5. Hedeflerimizi zaman zaman gözden geçirmeli ve planlı hedeflerinize ne kadar zamanda ulaştığınızı görmelisiniz. Nerelerde hata yaptığımızı anlamamız da bizim doğru yolda ilerlemenizi daha da fazla sağlayacaktır.

6. Sizi motive eden film, alıntılar, kişiler ve hikayelerin ve hatta motive edici şarkıların bir arşivini oluşturun.

7. Etrafınızdaki dünya hakkında sürekli öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında sürekli derinlemesine okuyun, dinleyin ve öğrenin.

8. Kendiniz için küçük küçük bile olsa mutlaka ödüller belirleyin. Hedeflerinize ulaştığınızda, ya da küçükte olsa bir adım attığınızda, kendi kendinizi ödüllendirin ve bunu bir küçük şölen eşliğinde kutlayın.

9. Kendinizi hiç ama hiç küçümsemeyin. Hatta başarılarınıza bakıp ufku ve hatta ufkunda ötesini görmeye çalışın. Bunun içinde vizyon sahnenizi genişletin.

10. Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, yaptığınız her ne ise ona bir ara vermesini bilin. Aynı olaya daha sonra bakmanız, size olaylara başka perspektiflerden bakmanızı sağlamaya da yardımcı olacaktır.

11. Başarılı kişilerle temasta olmak ve onların çalışmalarını modelleyerek izlemek, sizi motive etmede çok fayda sağlayacaktır. Bağlantı kurmanız gereken kişilerin listesini hazırlayın ve sürekli güncelleyin ve hatta bu listeyi elden geldiğince uzatın.

12. Çevrenizle iletişim kurarken, imaları bırakın. Bırakın çünkü insanlar düşüncelerinizi okuyamazlar. Her ne söylemek istiyorsanız bunu nazik bir şekilde söyleyin ama olumsuz eleştiri noktasına ulaşmadan da tamamlayın.

“Büyük beyinler fikirleri / orta beyinler olayları / küçük beyinler ise kişileri konuşur” anlatımındaki şekliyle; “bardağın dolu ya da boş tarafı beni ilgilendirmez. Ben bardağı doldurmaya bakarım” şeklinde yaşayın. Ya da sağırlı kurbağa hikayesinin bize hep ivme kazandıracağını asla unutmayın.

13. Fiziksel dağınıklığın, zihinsel dağınıklığa da neden olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Her zaman düzenli bir hayatınız olsun. Böylelikle kendinizi her gün, bir önceki güne göre çok daha sağlıklı ve zinde hissedebilirsiniz.

14. Arkadaşlarınızın negatif davranışları mı var? Ve bu davranışlar sizi etkiliyor mu? Birlikte zaman geçirdiğimiz insanlar, çoğu zaman bizim tutumumuzu etkileyebilir. Unutmayın ki; mutsuz kişilerin yanlarındaki / çevrelerindeki halkaları, yavaş yavaş daraltacaklarını bilin. Hatta böylesi kişilerin, zamanla en sevdikleri kişileri bile yitireceklerini aklınızdan çıkarmayın.

15. Kendisinden her zaman bir şeyler öğrenebileceğiniz modeller seçin. Doğru rol modeller hep çok önemlidir. Bu kişi sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmasında yarar olacaktır.

Kız çocuklarının annelerini, erkek çocuklarının da babalarını modellemeleri söz konusuyken, okul eğitimindeki süreçte öğretmenlerini ve sonra farklı farklı kimlikleri ve meslek çalışanlarının da modellenmesi söz konusu olacağından, çocuklarınıza iyi rol modelleri görmelerine yardımcı olun seçin / önerin.

16. İnsanların ne kadar başarılı oldukları, iyimser ya da kötümser olmalarına göre değişebilir. Pozitif davranışlara sahip olmak, üzerinde uğraşmamız gereken bir olgudur ve önemli olan ne olduğumuz ya da ne olmadığımız değil, ne olabileceğimizdir.

“Başarılı insanları başarısız insanlardan ayıran tek fark, başarılı insanlar başarısız insanların görüp de yapamadıklarını yapabilen insanlardır” diyen Hz. Mevlana ne güzel söylemektedir, değil mi?

17. Müzik; sakinleştirir, heyecanlandırır ve motive eder. Bunu asla aklınızdan çıkarmayın.

18. Hizmet etmek bize kendimizi çok iyi hissettirecektir. O nedenle; yanan bir mumun başka bir mumu yakmasından sonra, ilk mumun daha az yanmadığını, beraberce çok daha fazla ışık verdiklerini ve parladıklarını akıldan çıkarmamalıdır.

19. Sorumluluğunuzu sıklıkla kontrol edin. Curchill’in anlatımıyla; “Kendi şartlarınızı yaratmaktan kendiniz sorumlusunuz” değerlendirmesini de kulağınıza küpe yapın.

Eğer, “yapamam tavrı” = Başarısızlık ise, bundan da fersah fersah uzak durun. Ve asla şu şekilde kelimeleri kullanmamaya çaba gösterin; ‘Bence bu fikir saçma’, ‘Bu mümkün değil’, ‘Bunu yapamam’, ‘Ne yapacağımı bilmiyorum’, ‘Beceremem’ ve ‘Hayır, Hayır Hayır’ gibi…

Yukarıdaki olumsuz yaklaşımın yerine olması gereken ise yapabilirim tavrı = Başarı ve Motivasyondur ve bu da ısrarla tavsiye olunur. Bu bağlamda da; ‘Bu neden uygun olmasın ki?’, ‘Bunu yapabilirim’, ‘Mutlaka başarmalıyım’, ‘En azından elimden geleni yaparım’, ‘Ne yapacağımı öğrenebilirim’, ‘Neleri Öğrenmedim ki!’ ve ‘Kesinlikle yaparım’ gibi…

20. Büyüklerimizin ve anne babalarımızın hayır duasını alalım ve hasta ziyaretlerini de sıklıkla yapalım.

En önemlisi de, bol bol hayal kurarak bu hayallerin gerçek olması için çalışmak ve ben yapabilirim tavrını geliştirmek!..Duygusal zekayı ve ruhsal zekayı son noktasına kadar kullanalım.